Yaratılış 11:1-9

Tanrı dünyayı tufanla yok ettikten sonra, Nuh ve ailesine talimatlar verdi. 

“Çok çocuk yapın, yayılın, yeryüzünü doldurun.” diye emir verdi.

Yeterince basit, değil mi? Ama Adem ve Havva’dan miras aldığı çürük günahkar yürekleri hala Nuh ve oğullarıda ve onların oğullarında vardı. Tanrı’nın isteğine göre değil, kendi isteklere göre davranmak istediler.

Böylece hep beraber yaşamak için güzel verimli bir ova buldular. Tuğla yapmayı da öğrendiler. Bir şehir yaptılar. “Bu tuğlaları kullanıp kocaman bir kule yapalım.” dediler birbirlerine. “Kule cennete kadar yetişecek ve biz tanrılar gibi önemli olacağız. Yeryüzünde yayılamamıza hiç gerek kalmaz. Hep beraber burada kalırız.”

Tanrı yarattığı insanlara bakıp yine üzüldü. Onlar onun sözlerine itaat etmiyorlardı. Yürekleri gururla da doluyordu. Onların hepsi aynı dili konuştukları için, beraber çaılışarak yapmak istedikleri her şeyi yapabiliyorlardı. Ve yapmak istedikleri şeyler iyi değildi.

Böylece Tanrı bir plan yaptı.

Yeryüzüne inip onların dillerini karıştırdı. Aniden, herkes farklı farklı diller konuşmaya başladı. Kule yapan işçilerden biri yanındaki arkadaşa “Bana bir tuğla verebilir misin?” diye sordu. Ama arkadaşı sadece “Prutalupanakaludu” gibi karışmış sesler duydu! Birden bire beraber çalışamaz oldular. Kule yapmaktan vazgeçip Tanrı’nın istediği gibi yeryüzüne yayıldılar.

Sorular:

  1. Bu zamanlarda herkes farklı diller konuşuyorlar mıydı?
  2. İnsanlar beraber neyi yapmaya karar verdiler?
  3. İnsanlar, Tanrı’ya yetişebilecek bir kule yaptılar mı?

Tanrı hakkında ne öğrendik?

Ders Sayfası

Yaratılış 11:1-9

Eski Resimler

Bu derste kullanılacak eski resimler. Eğer baştan itibaren tüm resimleri yazdırdıysanız bunları yazdırmanıza gerek yok.